İletişim Bilgilerimiz:

“Üretmeyen toplumlar tüketim maliyetini ödemeye mahkumdur”

sosyal medya'da Paylaş

KTSO Yönetim Kurulu Sekreteri Yeşim Çıralı Direl, önemi uyarılarda bulundu: “Üretmeyen toplumlar tüketim maliyetini ödemeye mahkumdur”

Kıbrıs Türk Sanayi Odası (KTSO) Yönetim Kurulu Sekreteri Yeşim Çıraklı Direl, üretimin önemine dikkat çekerek, “üretmeyen toplumlar yok olmaya mahkûmdur” sözünün günümüz ekonomik koşullarında yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Direl, “Üretmeyen toplumlar tüketim maliyetini ödemeye mahkûmdur” dedi.  

     Yeşim Çıraklı Direl, KIBRIS TV’de Ali Çatal’ın sunduğu “Parapolitik” programına konuk olarak sanayi, yerli üretim, ihracat, enerji maliyetleri, dijitalleşme, kadın girişimciliği ve organize sanayi bölgelerinin sorunları hakkında değerlendirmelerde bulundu.

   Yeşim Çıraklı Direl, programda KKTC’de üretimin geleceğini, sanayicilerin karşılaştığı ekonomik sorunları, aile şirketlerinde kurumsallaşmayı ve kadınların iş hayatındaki rolünü de ele aldı.

“Beşinci nesiliz, ilk kez babadan kıza devraldık”

   Ailesinin üretim serüveninin 1910 yılına dayandığını belirten Direl, aile şirketlerinde üçüncü neslin kritik öneme sahip olduğunu söyledi.

   Şirketlerde adil bir sistemin oluşturulması, kurumsallaşma ve görev alanlarının ayrıştırılması gerektiğini vurgulayan Direl, kendisi ve kız kardeşinin işletmeyi babalarından devralan beşinci nesil olduğunu ifade etti.

   Direl, “Ben ve kız kardeşim beşinci nesiliz ancak ilk kez babadan kıza devralan nesilleriz” diyerek, kadınların ekonomiye ve toplumsal gelişime katılımının hızlandırıcı bir rol oynadığını kaydetti.

“Üretmeyen toplumlar tüketim maliyetini öder”

   Sanayi Odası’nın en önemli görevlerinden birinin ülke üretimini geleceğe taşımak olduğunu belirten Direl, üretimin yalnızca ekonomik büyüme açısından değil, artan hayat pahalılığıyla mücadele açısından da önemli olduğunu söyledi.

   “Üretmeyen toplumlar yok olmaya mahkûmdur” sözünün günümüz ekonomik koşullarında yeniden değerlendirilmesi gerektiğini dile getiren Direl, “Üretmeyen toplumlar tüketim maliyetini ödemeye mahkûmdur” ifadelerini kullandı.

   Pandemi sonrasında artan enflasyon, küresel belirsizlikler ve jeopolitik gelişmelerin şirketleri olumsuz etkilediğini anlatan Direl, birçok işletmenin büyümekten önce ayakta kalma mücadelesi verdiğine dikkat çekti. Direl, sanayinin önündeki yeni gündem maddelerinin dijitalleşme, yeşil dönüşüm, planlı ve verimli üretim olduğunu kaydetti.

“Enerji ve finansman maliyetleri aşağıya çekilmeli”

   Sanayinin gelişebilmesi için enerji, lojistik, işçilik ve yatırım maliyetlerinin aşağıya çekilmesi gerektiğini belirten Direl, üretimde kullanılan enerjiye yönelik özel bir fiyatlandırma yapılması gerektiğini söyledi.

   Sanayicinin finansmana erişiminin kolaylaştırılmasını isteyen Direl, faiz destekli ve kredi garanti fonu destekli finansman modellerinin uygulanabileceğini dile getirdi. Üretim ve ihracat alanında hangi sektörlere teşvik verileceğinin açıkça belirlenmesi gerektiğini ifade eden Direl, artık söylemden çok eylem beklediklerini vurguladı.

   Direl, ekonomik mücadelede en önemli başlıklardan birinin maliyetler olduğunu belirterek, “Maliyetler, maliyetler, maliyetler diyorum. Başka türlü enflasyonla mücadelede hızlı sonuca varmamız zorlaşacaktır” dedi.

“Yerli üretim ithal ürünlerin fiyatını dengeler”

   Yerli üretimin ithal ürünlerden kaynaklanan fiyat baskısını azaltabileceğini belirten Direl, ülkede üretilen bir ürünün ithal ürünlerin fiyat dengesinin oluşmasına katkı sağladığını söyledi.

   Direl, bir ürünün ülkede hiç üretilmemesi durumunda ithal fiyatlarını dengeleyecek bir unsurun da bulunmayacağına işaret ederek, üretim maliyetlerinin düşürülmesi için kamu ile sanayicilerin birlikte çalışması gerektiğini belirtti.

    Güçlü bir sanayi yapısının istihdam yarattığını da söyleyen Direl, bunun gençlerin ülkede kalmasına, girişimcilerin fikirlerini daha güvenli bir ortamda hayata geçirmesine ve kadın girişimciliğinin gelişmesine katkı sağlayacağını kaydetti.

“Teknolojiyi yönetebilen ayakta kalacak”

   Yapay zekâ ve dijitalleşmenin iş hayatını dönüştüreceğini belirten Direl, teknolojik gelişmelerin bazı meslekleri ortadan kaldırırken yeni çalışma alanları oluşturacağını ifade etti.

   Gelecekte başarılı olacak şirketlerin yapay zekâyı ve teknolojiyi doğru yönetebilen işletmeler olacağını dile getiren Direl, geçmişte 30 yılda gerçekleşen dönüşümlerin artık birkaç yıl içerisinde tamamlandığını söyledi.

“Mesleki eğitim ve teknik okul projesi”

   Nitelikli iş gücünün yetiştirilmesi için mesleki eğitimin önemine değinen Direl, üniversitelerle yapılan iş birliği protokolü kapsamında Sanayi Odasının teknik eğitim veren bir okul açılması yönünde çalışma bulunduğunu açıkladı.

   Direl, teknik liseyi tamamlayan gençlerin üniversitelerin desteğiyle eğitimlerini sürdürebileceği ve iş imkanlarına ulaşabileceği bir sistem oluşturmayı hedeflediklerini belirtti.

“Yeşil dönüşüm ihracat için zorunlu hale geliyor”

   Yeşil dönüşümün yalnızca çevrenin korunması açısından değil, ihracatın sürdürülebilmesi bakımından da önemli olduğunu söyleyen Direl, uluslararası pazarlarda ürünlerin karbon ayak izi, su kullanımı ve atık yönetimi gibi kriterlerle değerlendirildiğine dikkat çekti.

   Direl, KKTC sanayisinin dijital, yeşil ve teknolojik dönüşümünü hızlandırması gerektiğini ifade ederek, aksi halde dünya ile rekabet etme imkânının giderek azalacağını söyledi.

“Organize sanayi bölgeleri kanayan yaramız”

   Programda organize sanayi bölgelerindeki plansız yapılaşma ve sanayi dışı işletmelerin varlığı da gündeme geldi. Direl, mevcut bölgelerde sanayicilerin oranının oldukça düşük seviyelerde kaldığını ve yıllar içerisinde yaşanan kontrolsüz devirlerin bölgeleri karmaşık bir yapıya dönüştürdüğünü söyledi.

   İyi bir organize sanayi bölgesi yönetimine ihtiyaç olduğunu belirten Direl, bölgelerde sanayiciye özel altyapı, enerji, teşvik ve muafiyetlerin uygulanması gerektiğini kaydetti.

    Direl, Sanayi Odası’nın en önemli projelerinden birinin sıfırdan, modern ve örnek bir organize sanayi bölgesi oluşturmak olduğunu belirterek, “Ülkeye gelen yatırımcıları ve ortaklarımızı gezdirirken gurur duyabileceğimiz bir ortam yaratmak istiyoruz” ifadelerini kullandı.

Ücretsiz Haber bültenimize abone Olun