Keyfi kararlar iş insanlarını ve ekonomiyi olumsuz etkiliyor
Kıbrıs Türk Sanayi Odası (KTSO) Asbaşkanı Abdullah Emirzadeoğluları, Kıbrıs Türk sanayi sektörünün mevcut ekonomik koşullar altında ciddi zorluklar yaşadığına dikkat çekerek, sanayicilere yönelik teşviklerin yetersiz kaldığını vurguladı. Emirzadeoğluları, sanayicinin “kendi yağıyla kendi ciğerini kavurmak zorunda kaldığını” ifade etti.
Hükümetin üç ay içerisinde yeniden asgari ücret belirleme kararını da eleştiren Emirzadeoğluları, henüz mevcut asgari ücrete bile adapte olamayan işverene kısa sürede yeni yük bindirmenin doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi. Emirzadeoğluları, ülke yöneticilerinin keyfi kararlarıyla hem iş insanlarının hem de ekonominin olumsuz etkilendiğini vurguladı.
“Bu şartlar altıda rekabet edebilmemiz zorlaşıyor”
Türkiye’de ve Güney Kıbrıs’ta sanayiye yönelik daha geniş teşviklerin bulunduğunu vurgulayan Emirzadeoğluları, bu şartlar altında rekabet etmenin giderek zorlaştığını söyledi.
Özellikle enerji teşviklerinde yaşanan ciddi gerilemeye dikkat çeken Emirzadeoğluları, 2011 yılında yüzde 33’e denk gelen enerji katkısının bugün 0.8 seviyesine düştüğünü ve bunun “yok hükmünde” olduğunu dile getirdi.
Yüksek enflasyonun sanayici üzerindeki baskıyı artırdığını ve rekabet gücünü zayıflattığını belirten Emirzadeoğluları, çözüm olarak sanayi sektörüne özel faiz destekli kredi programlarının hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti.
“Üç ay içinde yeniden asgari ücret belirlemek doğru değil”
Asgari ücret konusuna da değinen Emirzadeoğluları, hükümetin yılın henüz üçüncü ayında asgari ücrete yeniden artış yapma yönündeki kararını eleştirdi. İşletmelerin iki ay önce belirlenen mevcut asgari ücretin maliyetine henüz adapte olamadığını belirten Emirzadeoğluları, mart ayı sonunda yeni bir asgari ücret belirlenmesinin doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.
Alınan karara itiraz eden iş insanlarına “Kısa dönem sıkışacaksınız ama 9 ay rahat edeceksiniz” denildiğini ifade eden Emirzadeoğluları, “Kısa süre denilen süreçte işverenler bu yükün altından nasıl kalkacak?” diye sordu. Zaten 9 ay emekçileri artıştan mahrum bırakmanın da ileride tepki çekeceğini ve siyasileri yeniden popülist kararlar almaya iteceğini belirten Emirzadeoğluları, mevcut sürece dokunulmaması ve seyrinde bırakılması gerektiğini vurguladı.
“Ekonomik kararlar öngörülebilir olmalı”
Emirzadeoğluları, sık aralıklarla yapılan ücret artışlarının hem işvereni zor durumda bıraktığını hem de hayat pahalılığı düşmediği sürece çalışanlara kalıcı bir fayda sağlamadığını dile getirdi.
Abdullah Emirzadeoğluları, “İşçinin alacağı artışta gözümüz yok ama daha önce de görüldü. Hayat ucuzlamadıktan sonra asgari ücret artışlarının emekçiye de bir faydası dokunmuyor. Verilen artış hem işçiye yaramıyor hem de işvereni zora sokuyor. Bundan vazgeçilmelidir” dedi.
Emirzadeoğluları, ekonomik kararların öngörülebilir olması gerektiğini vurgulayarak, “Siyasilerin keyfi kararları iş insanlarını ve ekonomiyi olumsuz etkiliyor” ifadelerini kullandı.
