İletişim Bilgilerimiz:

“Sanayiciler, sistemin eksikliklerine  rağmen ayakta kalmaya çalışıyor”

sosyal medya'da Paylaş

KTSO Yönetim Kurulu Üyesi, iş insanı Tuygun Töre, ülke sanayisiyle ilgili değerlendirmelerde bulundu: “Sanayiciler, sistemin eksikliklerine rağmen ayakta kalmaya çalışıyor”

  Kıbrıs Türk Sanayi Odası (KTSO) Yönetim Kurulu Üyesi, iş insanı Tuygun Töre, Töre, üretimin sürdürülebilmesi için siyasi irade, etkin denetim ve koruyucu ekonomi politikaları gerektiğini vurguladı. Töre, ülkemizde sanayicilerin önemli bölümünün mevcut sistemin sağladığı imkanlarla değil, sistemdeki eksikliklere rağmen başarı elde ettiğini vurguladı.

   Tuygun Töre, Kanal T’de Ayşe Menekşeli’nin sunduğu “Sabah Baskısı” programında ekonomideki darboğazı, sanayicilerin artan maliyetlerini, yerli üretimin korunmasını ve geri dönüşüm politikalarını değerlendirdi.

  Ülkenin ekonomik durumuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Töre, KKTC’nin 2026 yılında finansal açıdan ciddi bir darboğazdan geçtiğini söyledi. Asgari ücretin her altı ayda bir kamuoyu önünde yapılan tartışmalarla belirlenmesine karşı olduğunu ifade eden Töre, ücret artışlarının hayat pahalılığına bağlı, öngörülebilir bir sisteme dönüştürülmesi gerektiğini kaydetti.

  Töre, asgari ücret artışının çalışanların hakkı ve mevcut enflasyon ortamında bir ihtiyaç olduğunu ancak enflasyonu düşürmenin temel yollarından birinin yerli üretimi ve yerli sanayiyi büyütmek olduğunu belirtti.

“Piyasada ciddi finansman sıkıntısı var”

  Ticaret yapan işletmelerin birbirlerine ödeme yapmakta zorlandığını anlatan Töre, karşılıksız ve geri dönen çeklerin iş dünyasında zincirleme bir etki yarattığını söyledi.

  İşletmelerin tahsilat yapamadıkları için kendi ödemelerini gerçekleştiremediğini ve bankalardan kredi arayışına yöneldiğini belirten Töre, geçmişte daha düşük miktarlarla çevrilebilen işletmelerde artık milyonlarca liralık finansmana ihtiyaç duyulduğunu ifade etti.

   “İnsanlar artık birbirlerine ödeme yapamaz duruma geldi” diyen Töre, yaşanan nakit sıkıntısının üretici, ithalatçı ve diğer tüm işletmeleri etkilediğini kaydetti.

“Bu maliyetlerle rekabet etmek mümkün değil”

  KKTC’deki sanayicilerin özellikle Türkiye’deki üreticilerle rekabet etmekte zorlandığını söyleyen Töre, enerji ve işçilik maliyetlerindeki farklara dikkat çekti.

  Töre’nin programda verdiği rakamlara göre, KKTC’de sanayicinin kullandığı elektriğin kilovat saat fiyatı yaklaşık 14 TL’ye ulaşırken, Türkiye’de bu rakam 3,5- 4 TL seviyesinde bulunuyor. İşçilik maliyetlerinin de Türkiye’ye göre daha yüksek olduğunu belirten Töre, bu şartlar altında yerli üreticinin fiyat rekabeti yapmasının oldukça güç olduğunu söyledi.

  Türkiye’de sanayicilere düşük faizli ve ödemesiz dönem içeren kredi imkanları sağlandığını hatırlatan Töre, KKTC’deki üreticilerin rekabet gücünü artıracak benzer desteklerin hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti.

  Töre, unlu mamuller sektöründen örnek vererek, Türkiye’de yaklaşık 10 TL olan gaz fiyatının KKTC’de 40 TL seviyesinde olduğunu savundu. Elektrik, gaz ve işçilik giderlerindeki yüksekliğin yeni yatırımları riskli hale getirdiğini anlatan Töre, sanayicilerin yatırım yaptıktan sonra ürünlerini rekabetçi fiyatlarla satamayacakları endişesi taşıdığını ifade etti.

Yerli üretim için kota ve etkin denetim çağrısı

  Yerli üretimin korunması için ithalata yönelik kota, fon ve benzeri uygulamaların gerekli olduğunu belirten Töre, Güney Kıbrıs, Türkiye ve ABD gibi ülkelerin kendi üreticilerini koruyan politikalar uyguladığını söyledi.

  Ancak yalnızca fon koymanın yeterli olmadığını vurgulayan Töre, gümrüklerde ve piyasada etkin denetim yapılması gerektiğini ifade etti. Bazı ithal ürünlerin farklı isimlerle veya eksik miktarlarda beyan edilerek fonlardan kaçırıldığı yönünde şikayetler bulunduğunu aktaran Töre, bu durumun hem yerli üreticiye hem de kamu maliyesine zarar verdiğini savundu.

“Her fabrika bir kaledir”

  KKTC’de yaklaşık 800 aktif sanayici bulunduğunu ifade eden Töre, sanayicilerin önemli bölümünün mevcut sistemin sağladığı imkanlarla değil, sistemdeki eksikliklere rağmen başarı elde ettiğini söyledi.

  Sanayi yatırımlarının korunması gerektiğini belirten Töre, Mustafa Kemal Atatürk’ün “Her fabrika bir kaledir” sözünü hatırlatarak, ülkede yatırım yapmanın ve istihdam yaratmanın önemli bir vatanseverlik göstergesi olduğunu kaydetti.

  Döviz, enerji, işçilik ve hayat pahalılığındaki artışların sanayi sektörünü ciddi şekilde etkilediğini söyleyen Töre, bazı işletmelerin el değiştirdiğini, yüzlerce çalışanı bulunan bazı firmaların ise 90-100 kişilik işten çıkarmalara yöneldiğini ifade etti.

Alayköy Sanayi Bölgesi’ndeki sorunlara dikkat çekti

Sanayi bölgelerindeki altyapı sorunlarını da gündeme getiren Töre, Alayköy Sanayi Bölgesi’nde yolların kötü durumda olduğunu ve kanalizasyon altyapısının halen tamamlanmadığını söyledi.

Bölgede bulunan yaklaşık 272 işletmeden yalnızca 5-6’sının güneş enerjisi sistemine geçebildiğini belirten Töre, Alayköy Sanayi Bölgesi’nin yaklaşık 2 megavatlık güneş enerjisi kapasitesine ihtiyaç duyduğunu ifade etti. Töre, üretim maliyetlerini düşürebilecek enerji yatırımlarının önünün açılmasını istedi.

“Geri dönüşüm söylemde kalmamalı”

  Programın son bölümünde geri dönüşüm konusuna da değinen Töre, KKTC’de geri dönüşümün çoğunlukla söylem düzeyinde kaldığını savundu.

  Atıkların evlerde kaynağında ayrıştırılması, belediyelerin buna uygun toplama sistemleri kurması ve geri dönüşüm faaliyetlerini yönetecek yetkilendirilmiş bir kuruluş oluşturulması gerektiğini söyleyen Töre, sektörün gelişebilmesi için ciddi teşviklere, vizyona ve kararlı bir politikaya ihtiyaç bulunduğunu belirtti.

  Cumhurbaşkanlığı bünyesinde oluşturulan “Atık Komitesi” çalışmalarını da önemsediklerini ifade eden Töre, Sanayi Odası, Ticaret Odası ve Çevre Koruma Dairesinin de yer aldığı çalışmalarla yeni bir sisteme geçilmesini hedeflediklerini kaydetti.

Ücretsiz Haber bültenimize abone Olun