KKTC’nin dijital dönüşüm sürecinde fiberoptik altyapının geliştirilmesi stratejik bir zorunluluktur. Bu konuda geç kalındığını daha önce de ifade etmiş, güçlü ve çağdaş bir fiber altyapının ülkemizin ekonomik rekabet gücü, yatırım ortamı ve kamu hizmetlerinin kalitesi açısından hayati önemde olduğunu vurgulamıştık.
Ancak, KKTC ile Türkiye Cumhuriyeti arasında imzalanan “Fiber Optik Altyapısının Geliştirilmesi Protokolü”nün bugün Cumhuriyet Meclisi’nde sert tartışmalara konu olması, dile getirdiğimiz çekincelerin ne kadar haklı ve yerinde olduğunu bir kez daha göstermiştir.
Kıbrıs Türk Sanayi Odası olarak itirazımız bir proje geliştirilmesine ya da projeyi hangi kurumun yürüteceğine değildir. İtirazımız; böylesine stratejik, ekonomik ve güvenlik açısından kritik bir projenin ihalesiz, şeffaflıktan uzak ve yerel paydaşlar dışlanarak hayata geçirilmek istenmesinedir.
Bu proje; KKTC telekomünikasyon sektörünün mevcut yapısını ve geleceğini yeterince gözetmemektedir… Yerli yatırımcıyı sürecin dışında bırakmaktadır…
Hukuki açıdan Anayasa Mahkemesi’nden dönme riski taşımaktadır… Ekonomik ve rekabet açısından uzun vadeli sakıncalar içermektedir…
Her fırsatta yerli üretimi ve yerli yatırımcıyı desteklediğini ifade eden yöneticilerimizin, ülkemizin dijital omurgasını oluşturacak böylesi bir projede yerli firmalara fırsat tanımaması ciddi bir çelişkidir. Kapasite ve teknik yeterliliğe sahip yerli firmalarımızın ihaleye katılabileceği, rekabetçi ve şeffaf bir sürecin işletilmesi gerekirdi.
Bugün gelinen noktada, protokolün sert tartışmalara neden olması ve toplumun geniş kesimlerinde şüphe yaratması, sürecin başından itibaren şeffaf yürütülmemesinin doğal sonucudur.
Kıbrıs Türk Sanayi Odası olarak, toplumun ortaya koyduğu demokratik tepkiyi ve toplumsal muhalefeti anladığımızı ve bu noktada şeffaflık talebine destek verdiğimizi belirtiriz. Hükümeti, hukuki ihtilaflara yol açması muhtemel bu protokolü geri çekmeye davet ederiz. Olası bir Anayasa Mahkemesi iptaliyle ülkenin zaman ve itibar kaybetmesinin önüne geçilmelidir.
Tüm tarafların katılımıyla, rekabetçi, şeffaf ve hukuka uygun bir ihale süreci başlatılmalıdır.
Stratejik öneme sahip bu proje; toplumu bölen değil birleştiren, şüphe uyandıran değil güven veren, dışlayıcı değil kapsayıcı bir anlayışla yeniden ele alınmalıdır.
Çağrımız sağduyuyadır… KKTC’nin dijital geleceği siyasi polemiklerin değil, ortak aklın ve kurumsal şeffaflığın ürünü olmalıdır.
Toplumun hiçbir kesiminin şüphe duymayacağı, hukuka uygun, ekonomik ve teknik açıdan sürdürülebilir yeni bir protokol oluşturulması mümkündür ve gereklidir. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
